Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Reklam Alanı
Reklam Alanı

Okul Öncesi Dönemde Aşırı Korumacı Ebeveyn Tutumlarının Çocuk Gelişimine Etkileri

Şeyda Güzel (Amasya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Okul
Reklam Alanı

Şeyda Güzel

(Amasya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Okul Öncesi Öğretmenliği Ana Bilim Dalı Topluma Hizmet Dersi Dr. Öğr. Üyesi Gülsün karslı kapsamında hazırlanmıştır.)

Hepimiz çocuklarımız için en iyisini istiyoruz, öyle değil mi? Onlar hasta olmasın, mikroplardan uzak dursun, sağlıklı ve güvenli bir şekilde büyüsünler diye büyük bir özen gösteriyoruz. Evde temizlik ürünleri eksik olmuyor, dışarı çıktığımızda çantamızdan dezenfektanlar ve ıslak mendiller düşmüyor. Çocuğumuz parkta toprağa dokunacak olsa içimizden bir ses hemen yükseliyor: “Dur, elleme, çok kirli!”

Aslında bu oldukça doğal bir ebeveyn refleksi. Çünkü anne ve babalar çocuklarını korumak ister. Ancak bazen koruma isteğimiz ile aşırı korumacılık arasındaki çizgi fark edilmeden aşılabiliyor. Tam da bu noktada kendimize şu soruyu sormamız gerekiyor: Acaba çocuklarımızı kirden korumaya çalışırken onların gelişimlerini de sınırlandırıyor olabilir miyiz?

Okul öncesi dönem, çocukların dünyayı keşfettiği en önemli yıllardan biridir. Bu dönemde çocuklar öğrenmeyi yalnızca dinleyerek değil; dokunarak, hissederek, deneyerek ve bazen de kirlenerek gerçekleştirirler. Bir yaprağın dokusunu hissetmek, toprağı avuçlamak, çamurun şeklini değiştirmek ya da küçük taşları incelemek onlar için sıradan oyunlar değil, aynı zamanda önemli öğrenme fırsatlarıdır.

Çocuklar dünyayı ilk olarak ailelerinin gözlerinden tanırlar. Anne-babalarının olaylara verdiği tepkiler onların düşünce biçimlerini şekillendirir. Eğer çocuk sürekli olarak “Dikkat et, dokunma, kirlenirsin, yapamazsın” mesajlarıyla karşılaşırsa zamanla çevresini keşfedilecek bir alan yerine tehlikelerle dolu bir yer olarak görmeye başlayabilir. Bu durum yalnızca merak duygusunu değil, özgüven gelişimini de etkileyebilir.

Araştırmalar, çocukların kontrollü ve güvenli koşullar altında doğayla temas kurmalarının fiziksel, bilişsel ve sosyal gelişimlerine katkı sağlayabileceğini göstermektedir. Toprakla oynayan bir çocuk yalnızca eğlenmez; ince motor becerilerini geliştirir, farklı dokuları tanır, problem çözme becerilerini kullanır ve yaratıcılığını destekler. Ayrıca açık havada geçirilen zaman çocukların hareket etme, keşfetme ve bağımsız davranma fırsatlarını artırır.

Elbette burada amaç hijyen kurallarını tamamen göz ardı etmek değildir. Çocuklarımızın sağlığını korumak hepimizin önceliğidir. Ancak her kirli görünen deneyimi tehlike olarak değerlendirmek yerine, çocuklara güvenli sınırlar içinde keşfetme fırsatları sunmak daha sağlıklı bir yaklaşım olabilir.Peki bunu nasıl yapabiliriz?

Bir Macera Kıyafeti Belirleyin:Leke olduğunda üzülmeyeceğiniz birkaç kıyafeti oyun kıyafeti olarak ayırın. Çocuğunuza bunun onun keşif kıyafeti olduğunu söyleyin. Böylece hem çocuk özgürce oynayabilir hem de siz kıyafetlerin kirlenmesi konusunda daha rahat hissedebilirsiniz.

Evde Duyusal Oyunlara Yer Verin:Çamur veya toprak sizi endişelendiriyorsa ev ortamında güvenli duyusal etkinlikler hazırlayabilirsiniz. Un, su ,tuz,yağ ve gıda boyası gibi malzemelerle oluşturulan oyun hamurları çocukların duyusal gelişimini destekleyebilir.

Doğayla Buluşma Fırsatları Oluşturun:Park gezileri, doğa yürüyüşleri veya balkon bahçeciliği gibi etkinliklerle çocukların doğal çevreyi tanımasına fırsat verebilirsiniz. Bir çiçek dikmek, toprağı eşelemek ya da yaprak toplamak çocuklar için değerli öğrenme deneyimleridir.

Her An Müdahale Etmemeye Çalışın:Bazen çocukların oyunlarına uzaktan eşlik etmek yeterlidir. Sürekli yönlendirmek yerine onların kendi keşiflerini yapmalarına izin vermek bağımsızlık duygularını destekler.

Unutmayalım ki çocukluk; keşfetmek, denemek, merak etmek ve öğrenmek için vardır. Kıyafetlerdeki çamur lekeleri bir yıkamada çıkabilir; ancak çocukların keşfetme fırsatlarından mahrum kalmaları gelişimleri üzerinde daha kalıcı izler bırakabilir. Bırakalım bazen elleri toprağa değsin, ayakkabıları çamura batsın ve kıyafetleri kirlensin. Çünkü gelişim çoğu zaman steril ortamlarda değil; deneyimin, keşfin ve oyunun içinde gerçekleşir.

Kaynakça (APA 7)*

Bronfenbrenner, U. (1979). The ecology of human development: Experiments by nature and design. Harvard University Press.*

Ginsburg, K. R. (2007). The importance of play in promoting healthy child development and maintaining strong parent-child bonds. Pediatrics, 119(1), 182–191. https://doi.org/10.1542/peds.2006-2697*

Piaget, J. (1952). The origins of intelligence in children. International Universities Press.*

Yavuzer, H. (2020). Çocuk psikolojisi (44. bs.).

Remzi Kitabevi.* Yörükoğlu, A. (2019). Çocuk ruh sağlığı (35. bs.). Özgür Yayınları.