Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Uzmanından Bitlis için “kar ve su hasadı” uyarısı

Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölüm

Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölüm Başkanı ve aynı zamanda Anadolu Su Altı Araştırmaları ve Sporları Derneği (ASAD) üyesi Dr. Öğr. Üyesi Arya Biçen, Bitlis gibi karla yaşayan kentlerde karın yalnızca bir yük veya tehdit olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, doğru planlama ile karın önemli bir su kaynağına dönüştürülebileceğini söyledi.

Kış aylarında yoğun kar yağışlarının ardından karın genellikle temizlenip kenara itildiğini ya da kontrolsüz şekilde eritilerek akıp gittiğini ifade eden Biçen, bu durumun çığ riski, çatı ve saçaklarda oluşan kütleler ile taşkınlara neden olabildiğini vurguladı. Bu risklerin temelinde karın yönetilememesinin yattığını dile getirdi.

Karın, bilimsel açıdan yağmur kadar değerli bir su girdisi olduğuna dikkat çeken Biçen, su hasadı uygulamalarının iklim değişikliği, düzensiz yağışlar ve artan su stresi karşısında stratejik bir planlama aracı hâline geldiğini belirtti. Gelişmiş ülkelerde kar ve yağmur suyunun toplanarak yeniden kullanıldığı sistemlerin yaygınlaştığını aktaran Biçen, Türkiye’de de Su Verimliliği Yönetmeliği ile bu uygulamaların planlama süreçlerine dâhil edilmeye başlandığını söyledi.

Soğuk iklim kentlerinde kar yönetiminin büyük önem taşıdığını ifade eden Biçen, Bitlis’te kent merkezlerinde çatı temelli su hasadı sistemlerinin, kırsal ve yüksek kesimlerde ise karın kontrollü biçimde depolanmasına yönelik uygulamaların değerlendirilebileceğini kaydetti. Biçen, “Bitlis gibi kentlerde asıl mesele karın ne kadar yağdığı değil, yağan karın nasıl yönetildiğidir” dedi.

Anadolu Su Altı Araştırmaları ve Sporları Derneği (ASAD) Başkanı Mehmet Salih Aygün de, havza ölçeğinde su ve doğal kaynakların sürdürülebilirliğini güçlendirmeye yönelik saha çalışmaları yürüttüklerini belirterek, suyun yalnızca tüketilen bir kaynak değil, korunması gereken bir ekosistem bileşeni olduğunu vurguladı.