Bitlis’in Mutki ilçesinden elde edilen doğal kilin, atık sulardaki zararlı boyar maddelerin giderilmesinde etkili olduğu bilimsel bir çalışmayla ortaya konuldu. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Kimya Anabilim Dalı’nda Nurullah Başak tarafından hazırlanan ve Dr. Öğr. Üyesi Ali Rıza Kul’un danışmanlığını yaptığı yüksek lisans tezinde, Mutki kilinin çevre dostu ve düşük maliyetli bir adsorban olarak kullanılabileceği belirlendi.
Araştırmada, Bitlis/Mutki yöresinden temin edilen doğal kil kullanılarak, tekstil ve sanayi atıklarında yaygın olarak bulunan Metilen Mavisi ve Malahit Yeşili boyar maddelerinin sulu ortamlardan giderimi incelendi. Çalışma kapsamında pH, sıcaklık, temas süresi, başlangıç konsantrasyonu ve adsorban miktarı gibi birçok parametrenin adsorpsiyon verimi üzerindeki etkisi detaylı şekilde değerlendirildi.
Yüzey Aktivasyonu Verimi Artırdı
Deneysel sonuçlar, kilin yüzeyinin ısıl ve kimyasal yöntemlerle aktive edilmesinin adsorpsiyon kapasitesini önemli ölçüde artırdığını ortaya koydu. Adsorpsiyonun yaklaşık 100 dakika içerisinde dengeye ulaştığı tespit edilirken, en yüksek giderim veriminin pH 3 seviyesinde sağlandığı belirlendi. Bu durumun, düşük pH ortamında kil yüzeyinin boyar maddelere karşı daha yüksek çekim gücü göstermesinden kaynaklandığı ifade edildi.
Araştırmada, her iki boyar madde için de 1 gram adsorban miktarının optimum değer olduğu, bu seviyeden sonra verimde belirgin bir artış yaşanmadığı kaydedildi.
Süreç Kendiliğinden ve Fiziksel Adsorpsiyonla Gerçekleşiyor
İzoterm ve kinetik analizler sonucunda, adsorpsiyon sürecinin büyük ölçüde fiziksel karakter taşıdığı ve heterojen yüzeylerde çok katmanlı gerçekleştiği belirlendi. Termodinamik veriler, sürecin kendiliğinden ilerlediğini ve sıcaklık arttıkça adsorpsiyon kapasitesinin yükseldiğini gösterdi. Ayrıca adsorpsiyonun tek aşamalı olmadığı, film difüzyonu ve yüzey etkileşimlerinin birlikte rol oynadığı tespit edildi.
Yerel Kaynak, Sürdürülebilir Çözüm
Çalışmanın sonuçlarına göre, Mutki kilinin yalnızca boyar maddelerin değil, ilerleyen süreçte ağır metaller ve tarım ilaçları gibi farklı kirleticilerin gideriminde de kullanılabileceği öngörülüyor. Araştırma, yerel ve doğal bir kaynağın çevre kirliliğiyle mücadelede etkin biçimde değerlendirilebileceğini ortaya koyarken, atık su arıtımında sürdürülebilir ve ekonomik bir alternatif sundu.
Tezde ayrıca, gelecekte farklı yüzey modifikasyon teknikleriyle kilin performansının artırılabileceği ve pilot ölçekli uygulamalarla sanayiye kazandırılabileceği ifade edildi.



