Bitlis Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (SMMMO) Başkanı Yusuf Ziya Tanış, mali tatil uygulamasına ilişkin değerlendirmede bulundu.
Mevcut sistemin meslek mensuplarına gerçek anlamda dinlenme imkânı sunmadığını belirten Tanış, “Takvimde tatil yazması yetmiyor; önemli olan o tatilin masadaki evraklara, bilgisayar ekranına ve meslek mensubunun hayatına da yansımasıdır” dedi.
Mali tatil başladığında herkesin “Mali müşavirlerin de tatile ihtiyacı var” dediğini ifade eden Tanış, asıl meselenin dinlenme ihtiyacından öte, sistemin kendi koyduğu kurala kendisinin uymaması olduğunu söyledi.
Bir hakkın ancak kullanılabiliyorsa hak olduğuna dikkat çeken Tanış, “Eğer bir meslek grubu ‘tatil’ ilan edilen günlerde bilgisayarını kapatamıyor, telefonunu sessize alamıyor ve ertesi gün bir süreyi kaçırma endişesiyle yaşamaya devam ediyorsa, ortada tatilden değil, ertelenmiş bir iş yükünden söz edebiliriz” ifadelerini kullandı.
Mali tatilin bugün fiilen bir dinlenme dönemi değil, işlerin ötelendiği, stresin biriktirildiği ve dönüşte katlanarak geri geldiği bir zaman dilimine dönüştüğünü belirten Tanış, bu nedenle sorunun birkaç günlük takvim düzenlemesi değil, mali tatile bakış açısı olduğunu kaydetti.
Meslek mensubunun zihni dinlenmiyorsa, ailesine zaman ayıramıyorsa ve “Acaba bir yükümlülüğü kaçırdım mı?” kaygısıyla bilgisayarını sürekli kontrol ediyorsa, o döneme tatil demenin gerçeği değiştirmediğini ifade eden Tanış, çözümün ise ulaşılmaz olmadığını dile getirdi.
Tanış, mali tatil süresince tüm beyan ve bildirim sürelerinin gerçek anlamda durması, kamu kurumlarının uygulamalarının ortak bir anlayışla uyumlu hale getirilmesi, vergi incelemeleri ve bilgi taleplerinin bu dönemin dışında planlanması gerektiğini belirterek, en önemlisinin ise tatil sonrasında bütün yükümlülüklerin aynı günlere yığılmasına son verilmesi olduğunu söyledi.
Mali müşavirlerin sadece beyanname düzenleyen kişiler olmadığını vurgulayan Tanış, “Vergi sisteminin sürekliliğini sağlayan, işletmelerin kayıt düzenini ayakta tutan ve kamu maliyesine doğrudan katkı sunan meslek mensuplarıdır. Böyle bir mesleğin dinlenme hakkını sembolik düzenlemelere bırakmak, aslında sistemin kendi sürdürülebilirliğini zayıflatmaktır” dedi.
Açıklamasının sonunda mali tatilin artık “kaç gün uzadı” sorusuyla değil, “gerçekten dinlenebildik mi?” sorusuyla değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Tanış, “Takvimde tatil yazması yetmiyor; önemli olan o tatilin masadaki evraklara, bilgisayar ekranına ve meslek mensubunun hayatına da yansımasıdır” diye konuştu.




