Bitlis, tarihinin belki de en anlamlı ve unutulmaz günlerinden birini yaşadı. Bu yıl ilki düzenlenen Bitlis Beş Minare Uluslararası Film Festivali, sadece bir sanat etkinliği olmanın ötesine geçerek adeta kentin ruhunu canlandırdı. Bitlis merkez ve ilçelerinde gerçekleşen film gösterimleri, söyleşi programları ve çeşitli etkinliklerle dolu dolu geçen üç gün, Bitlis’in kültürel hayatına altın harflerle yazıldı.
9, 10 ve 11 Mayıs tarihlerinde Bitlis’in her bir sokağında bir ünlü isimle karşılaşmak mümkündü. Sinemaseverler için bu adeta bir rüya gibiydi. Birbirinden değerli sanatçılar halkla buluştu, söyleşilerde Bitlis’e duydukları hayranlığı ifade etti ve büyük ilgi gördü. Gelen konukların sosyal medya paylaşımları, kentin tanıtımına büyük katkı sundu. Öyle ki, son bir haftadır Türkiye’nin gündeminde Bitlis vardı. Evet, yanlış duymadınız: Türkiye’nin gündemi Bitlis’ti!
Bu başarı elbette tesadüf değildi. Festivalin arkasında gecesini gündüzüne katan, görünmeyen ama hissedilen birçok kahraman vardı. Her şeyden önce bu büyük organizasyonun mimarlarından biri olan Bitlisli hemşehrimiz Av. Mehmet Şah Çelik’e özel bir teşekkür borçluyuz. Onun vizyonu ve gayreti olmadan bu festival belki de sadece bir hayal olarak kalacaktı.
Elbette yalnız değildi. Yanında, artık sadece bir sanatçı değil; Bitlislilerin gönlünde “gelinleri” olarak taht kuran Wilma Elles vardı.
Festival koordinatörü Hakan Torun Oral ve özverili ekibininde hakkını vermek gerekiyor. Yalnızca organizasyonun teknik akışını sağlamakla kalmadı; il genelinde kurumlar arası koordinasyonun yürütülmesinde de önemli bir görev üstlendi. Süreci büyük bir titizlik ve samimiyetle yürüten ekip, festivalin Bitlis’e yakışır şekilde gerçekleşmesine ciddi katkılar sundu.
Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, Bitlis Belediye Başkanı Nesrullah Tanglay, AK Parti Bitlis İl Başkanı Av. Kadir Köstekçi, Bitlis Eren Üniversitesi Rektörü Necmettin Elmastaş ve üniversitenin kıymetli akademisyenleri, Tatvan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Bilal Adabağ, BETAV, Bitlis Basını ve diğer tüm isimsiz kahramanlar… Hepsi bu hayalin gerçekleşmesi için elini taşın altına koydu. Onlar, Bitlis’in yıllardır özlemini çektiği bir etkinliği hayata geçirdi.
Bu festival; sadece bir sanat şöleni değil, aynı zamanda Bitlis’in potansiyelini, misafirperverliğini ve kültürel zenginliğini ortaya koyan güçlü bir vitrin oldu. Ve gösterdi ki; Bitlis sadece tarihiyle değil, artık sanatıyla da konuşulacak.
Ancak en az bu festival kadar önemli olan bir şey varsa, o da bunun sürdürülebilirliğidir. Bu güzel başlangıcın devam etmesi, gelenekselleşmesi, her yıl daha da büyüyerek tekrarlanması Bitlis’in kültürel mirasına ve tanıtım gücüne büyük katkılar sağlayacaktır. Festivalin bir rüzgâr gibi gelip geçmesine izin vermemek, bu kıymetli girişimi bir geleneğe dönüştürmek hepimizin ortak sorumluluğudur.
Çünkü Bitlis, bu değeri fazlasıyla hak ediyor. Darısı 2. Festivale diyelim…Emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler…









YORUMLAR