Akademik bir çalışma, Bitlis Çayı Viyadüğü’nün sadece bir mühendislik harikası değil, aynı zamanda Türkiye’nin en çevreci ve sürdürülebilir dev projesi olduğunu bilimsel olarak kanıtladı.
Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi’nde gerçekleştirilen kapsamlı bir akademik çalışma, Bitlis Çayı Viyadüğü’nün teknik, çevresel ve ekonomik kriterlerde dev projeleri geride bırakarak Türkiye’nin en güçlü sürdürülebilirlik performansına sahip olduğunu bilimsel olarak tescilledi.
Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Harita Mühendisliği Bölümü’nde Yusuf Ziya Arslan tarafından hazırlanan yüksek lisans tezi, Türkiye’nin en prestijli köprü projelerini mercek altına aldı. Bitlis Çayı, Yusufeli Merkez ve Eğiste Hadimi viyadüklerinin karşılaştırıldığı çalışmada, Bitlis Çayı Viyadüğü hemen hemen tüm kategorilerde “zirvenin sahibi” oldu.
“Üç Dev Proje Yarıştı: Bitlis Fark Attı”
Arazi yapısı, çevresel etkiler, sosyal ve ekonomik fayda gibi 11 farklı ana kriter üzerinden yapılan bilimsel analizlerde (AHP Yöntemi), Bitlis Çayı Viyadüğü rakiplerine karşı belirgin bir üstünlük sağladı.
İşte Bitlis Çayı Viyadüğü’nün Şampiyonluk Tablosu:
- Doğal Mirasın Koruyucusu: Flora ve fauna çeşitliliği ile ekolojik zenginlik açısından 0.639 puan alan Bitlis Çayı Viyadüğü, doğayla en barışık yapı seçildi. (Yusufeli 0.181, Eğiste 0.180 puan alabildi).
- En Güvenli ve Stratejik Geçiş: Ulaşım ve trafik güvenliği değerlendirmesinde 0.578 puanla ilk sıraya yerleşen viyadük, bölge ulaşımının can damarı olduğunu kanıtladı.
- Milli Ekonomiye Dev Katkı: İşgücü ve operasyonel maliyet verimliliğinde 0.743 gibi rekor bir puan alan proje, kaynakların en efektif kullanıldığı yapı olarak kayıtlara geçti.
- Afetlere Karşı En Dayanıklı: Yapı kalitesi ve afet riski yönetiminde de 0.571 puanla rakiplerini geride bırakarak güven tazeledi.
“Sadece Bir Köprü Değil, Bir Mühendislik Başarısı”
Akademik çalışmanın sonuç kısmında, Bitlis Çayı Viyadüğü’nün teknik, çevresel ve stratejik kriterler bakımından genel toplamda “en güçlü seçenek” olduğu açıkça ifade edildi. Arazi kullanımı ve mülkiyet dağılımı (0.475) ile demografik hareketlilik (0.476) gibi sosyal kriterlerde de Bitlis’in projesi en yüksek önceliğe sahip oldu.
“Bölge Turizmi ve Ekonomisi İçin Bilimsel Onay”
Bu çalışma, Bitlis Çayı Viyadüğü’nün sadece ulaşımı kolaylaştıran bir beton yapı olmadığını; aynı zamanda bölgenin ekolojik dengesini koruyan, yerel kalkınmayı destekleyen ve afetlere karşı en dirençli duruşu sergileyen “sürdürülebilir bir eser” olduğunu bilimsel bir raporla dünyaya duyurmuş oldu.
Bitlis’in doğasıyla bütünleşen bu dev mühendislik harikası, artık akademik literatürde de Türkiye’nin “örnek projesi” olarak anılacak.
“Eyfel Kulesi’ni İkiye Katlayan Yerli ve Milli Gurur”
Habere konu olan bu devasa yapının teknik özellikleri ise sadece bölge için değil, dünya mühendislik tarihi için de ilkleri barındırıyor. İşte Bitlis Çayı Viyadüğü’nü benzersiz kılan o detaylar:
Türk mühendisleri tarafından tasarlanan ve yüzde 100 yerli-milli ürünlerle inşa edilen viyadük, “tutma ve itme sürme çelik ortotropik kutu kesitli” olarak dünya üzerinde yapımı tamamlanan ilk köprü olma unvanını taşıyor. Bitlis-Siirt-Diyarbakır yolunu birbirine bağlayan ve 22 Aralık 2022’de trafiğe açılan dev eserde tam 15.600 ton çelik kullanıldı. Bu miktar, dünyaca ünlü Eyfel Kulesi’nde kullanılan çeliğin tam 2 katına tekabül ediyor. Viyadüğün inşası sırasında imza atılan işçilik ise dudak uçuklatıyor. Çelik parçaların birleştirilmesi için tam 1.000 kilometre uzunluğunda kaynak yapıldı. %3,82 eğimle inşa edilen yapıda, dünya literatürüne giren “tutma-sürme” uygulaması da ilk kez bu projede gerçekleştirildi. Toplam 3 kilometrelik bir projeyle Bitlis Çayı geçişini sağlayan 900 metrelik bu dev viyadük, Bitlis-Baykan yolunun konforunu en üst seviyeye taşıyarak kuzey-güney aksındaki ulaşımı kesintisiz hale getirdi.
Sonuç olarak; Bitlis Çayı Viyadüğü sadece yolu kısaltmakla kalmıyor; kullanılan devasa çelik miktarı, yerli mühendislik dehası ve bilimsel olarak kanıtlanmış çevreci yapısıyla Bitlis’in ve Türkiye’nin göğsünü kabartmaya devam ediyor.

