Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

DEM Parti Bitlis Milletvekili Gökalp, TBMM’de Bitlis’in kültürel ve doğal mirasını gündeme taşıdı

DEM Parti Bitlis Milletvekili ve TBMM Dışişleri Komisyonu Üyesi Semra

DEM Parti Bitlis Milletvekili ve TBMM Dışişleri Komisyonu Üyesi Semra Çağlar Gökalp, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulunda yaptığı konuşmada Bitlis’in yıllardır göz ardı edilen kültürel ve doğal mirasına dikkat çekerek hükümetin miras politikalarını eleştirdi.

Görüşmeleri devam eden kanun teklifinin 15. maddesi üzerine söz alan Gökalp, “Bu madde Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihî Alanı Hakkında Kanun’da değişiklik öngörse de aslında hükümetin kültürel ve doğal mirasa bakış açısını açık biçimde yansıtmaktadır.” dedi.

“Bitlis gibi şehirlerde sonuç daha yıkıcı”

Tarihî ve doğal sit alanlarının toplumsal hafıza yerine gelir kapısı olarak görüldüğünü belirten Gökalp, turizm potansiyeli yüksek bölgelerde sıkı koruma uygulanırken Bitlis gibi gelir açısından öncelikli görülmeyen illerde ciddi bir ihmalin söz konusu olduğunu söyledi. “Ahlat’tan Tatvan’a, Mutki’den Hizan’a kadar hem tarihî hem doğal miras koruma değil, ihmalkârlığa terk edilmiştir.” ifadelerini kullandı.

“Kültürel miras ancak para getiriyorsa hatırlanıyor”

Bitlis’in birçok önemli kültürel ve doğal değeri üzerinde koruma planlarının bulunmadığını vurgulayan Gökalp, Bitlis Kalesi’nin yıllardır ‘restorasyon’ adı altında kapalı tutulmasını, Nemrut Krateri, Rahva Vadisi, Ulu Cami çevresi, Hizan’ın taş medreseleri ile Ermeni ve Süryani mirası başta olmak üzere pek çok alanın sistematik olarak göz ardı edildiğini dile getirdi.

Hazırbaba Türbesi örneği

Güroymak ilçesine bağlı Gölbaşı beldesinde bulunan ve yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan 560 yıllık Hazırbaba Türbesi’yle ilgili durumu da meclis gündemine taşıdı.

Türbe ile ilgili fotoğrafları göstererek türbenin yalnızca duvarlarının ayakta kaldığını vurgulayan Gökalp, kurumlar arasındaki sorumluluk karmaşası yüzünden yıllardır hiçbir somut adım atılmadığına dikkat çekti.

Türbenin 2008’de tescillenmesine rağmen koruma çalışmalarının ancak 2022’de başlatıldığını, buna karşın hâlâ bir ilerleme sağlanmadığını ifade eden Gökalp, “Bakın, Norşin’de Gölbaşı beldesinde bulunan Hazırbaba Türbesi bunun çarpıcı örneklerinden bir tanesidir. Burada görüyorsunuz, sadece duvarlar ayakta kalmış, türbenin beş yüz altmış yıllık tarihî değerine rağmen kurumlar sorumluluğu birbirine atıyor; tescili yapının korunmasına dair hiçbir somut adım atılmıyor. Mülkiyet şerhlerinden kaynaklı bürokratik çıkmazlar uzadıkça uzuyor. Bu durum, aslında, Türkiye’deki seçici koruma politikalarının çok açık bir yansımasıdır. Yarım asırdır orada duran tarihî değer 2008’de tescillenmiş, çalışmalar on dört yıl sonra 2022’de başlamış ama ne koruma ne çalışma! Bu durum yalnızca Hazırbaba Türbesi’ne özgü değildir; Bitlis’in neredeyse bütün tarihî yapılarında benzer bir ihmal yaşanmaktadır.” Dedi.

“Bitlis’te neden metrekare hassasiyeti yok?”

Turizm bölgelerinde büyük titizlikle yapılan koruma alanı tanımlamalarının Bitlis’te uygulanmamasını eleştiren Gökalp, “Bitlis’in kültürel mirası ancak bir ihalenin kenarından pay çıkarılabilecekse hatırlanmaktadır.” dedi.

“Kültür ticarileştikçe yok olur”

Konuşmasının sonunda hükümetin kültür politikalarının seçici ve ekonomik getirisi yüksek alanlara odaklandığını söyleyen Gökalp, DEM Parti olarak kültürel mirasın ticarileştirilmesine karşı çıktıklarını vurguladı. Gökalp, “Kültür metalaştırıldıkça yok olur, doğa ticarete açıldıkça tahrip olur, tarih merkezîleştikçe tek tipleşir. Bitlis’in ve tüm halkların kültürel mirasının bu zihniyete kurban edilmesine izin vermeyeceğiz.” dedi.